20 Temmuz 2009 Pazartesi

"O" an


33 numaraya dikiz..

Fenerbahe


Cumartesi sabahına erkenden merhaba demişti.Güneşe aynı selamını cuma sabahı bilet gişesinden vermişti zaten.Yatağından kalkar kalkmaz takvime baktı.Bulunduğu haftayı aylar öncesinden kırmızı keçeli kalemiyle daire içine almıştı.Bir de not iliştirmişti dairenin kenarına;"Derbilerin derbisi!". Zaten topu topu 2 tane dairesi vardı takviminde.Bir tanesinin teması Sami Yen,diğerinin İnönüydü.Heyecanlandı.Biletine baktı.Duruyordu çekmecesinde.Biletin üzerindeki "Rakip Takım" cümlesini görünce yutkundu.Her sene okuyordu bunu,her sene yutkunuyordu bundan sonra.

Kahvaltısını yapıp televizyonun başına geçti.Tam aradığı program vardı;"Ezeli rekabette son 8 yıl".Şanslıydı.En başına yetişmişti.Hooijdonk’un Olimpiyat Stadı’da skor 2-2 iken karşı karşıya kaçırdığı pozisyonda önce ah çekti,ardından son dakikada Luciano’nun el pozisyonunda tebessüm etti.Pozisyona gülmedi.Hasta olan dedesinin o sırada;"penaltıyı vermedi deyyus hakem" demesine güldü.Seviyordu Galatasaraylı dedesine takılmayı.Peşpeşe yıllarda gelen galibiyetleri izlerken arada bir gözlerini dedesine kaçırıyordu."Terledin,al şunu" diyerek peçete uzattı dedesine.Gülüştüler.Selçuk’un Kadıköy’deki golünden sonra;"Can Bartu’nun tarzı bu" diyordu dede.Gayet unutkandı artık.Fenerli arkadaş hep alttan almaya çalışıyordu.Odasına giderken dedesi seslendi;"sizde Basri var mı bu hafta?" diyordu.Lugano’nun,yüzündeki kana aldanmayıp oynamasını görünce Basri sanmıştı onu.Ses edemedi Fenerli.

Odasında eski biletleri inceliyordu.Sağdan soldan toplamıştı.Eski bir maç bileti bulmuştu.Arkasını çevirdi."galatasaray=0 FENERBAHE:1 oleey. Gol:Johnson Baby Şampoo!" yazıyordu.Nasıl bir heyecanla yazıldıysa bu yazı,takımın adı doğru bile yazılamamıştı.Duygulandı.Seviyordu bu derbiyi.Saatler geçti.Uyudu.

Pazar sabahı dedesinin ayak seslerine uyandı.Onu uzun zamandır tek başına ayağa kalkarken görmemişti."Dedecim,napıyorsun?" dedi.Dedesi; "Bizimkilerin derbisi varmış.Dolmabahçe’ye gidiyorum" dedi.Sarıldı dedesine.Odasına gitti.Dolabından rahmetli babasının üzerinden çıkartmadığı "Marshall" reklamlı Gs formasını alıp dedesine giydirdi."Sen evde izle,seni Vefa maçına götürürüm haftaya.Metin Oktay iyileşmiş olur hem" dedi dedesine.Kabullendi dedesi.Tekrar sarıldı.Evden çıkarken dedesi seslendi;"Basri’ye söyle,saçlarını bir daha sarı yapmasın,yakışmıyor" dedi.Tebessüm etti.Seviyordu bu derbiyi.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Şipşak #2


(hap insanlarına selam olsun)



(koşmak güzeldir)



(Face to face)

Cendere

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 !

Gururumuzsunuz


2008 yazında geceleri vazgeçemediğimiz bir mevzuydu.Saat sabah 4 gibi "çocuklar duymasın" adlı diziyi izlemek.Bunu ilk yayınlandığı zamanlarda elbet izliyorduk ama geçen sene zaman geçirmeye yarayan yüce bir şeydi.....Ve son 1 haftadır tekrar bu yücelik karşımızda.Bu sefer Tgrt'de yayınlanan ilk bölümleri Fox TV'de ekranlara geliyor.O bitiyor,Atv'de eski bölümler başlıyor.Yani cümbüş var yemin ederim sabaha karşı.

Haluk,Meltem,Emre,Duygu,Selami,Gönül,İsmail,Yasemin,Engin,Meri,Selçuk,Müzeyyen,Kemal..

Hepinize teşekkürler.Yaz,sizinle güzel.

31 Ağustos 2008 Pazar

Yine O Şarkı




die meister
die besten
les grandes equipes
the champions
...

Belki bu 4 dize böyle dümdüz okunduğu vakit hiçbir duygu katmıyordur insana.Bunu nağmeleriyle dinlemek lazımdır.Hani 8 tane yıldızın birbirine perçinlenmesiyle oluşan logonun orta yuvarlakta dalgalanmasıyla başlayan o şarkı.Yada play station,ford,master card reklamlarından sonra jenerik olarak ekranlara gelen o şarkı.Pek güzeldir kendisi.Şampiyonlar ligi akşamlarına anlam katan yegane olgudur aslında.

Yapılan transferlerden sonra başka hangi şarkı yorumlara kaynak olmuştur?

"Artık şampiyonlar ligi şarkısını evinde dinler kendisi". gibisinden yorumlar kaçınılmazdır.Kaynağı ise bellidir.

Maçlardan önce hangimiz bilgisayarlardan şampiyonlar ligi şarkısını açıp gaza gelmek için uğraş vermedik? Sanırım halı saha maçlarından önce sahaya aynı nağmelerle çıkmak isteyenlerin sayısı yok değildir.Eline geçen ufak bir kumaş parçasını bile silkelerken sesini inceltip bu şarkıyı mırıldananların var olduklarından ise eminim.Sözler doğru denmese bile "di maaaaaseeee" denmesi yeterlidir o ruhu yaşamak için.

Evet..Tekrardan Şampiyonlar Ligindeyiz.Kimisi eline kağıt kalemi alıp kadrolar düzenliyor.Aragones'in gelip,"aaa çok güzel kadro yapmışsın sen ver bunu bana.ilk maçta uygulayayım" denmeyeceği bilinmesine rağmen hala kadrolar yapılmakta.

-avrupada çift ön libero şart abicim
-sol kanat yok
-bence kanatlar kötü
-ligde tek ön libero olur bence.ama avrupada olmaz.
-emre'yi oynatmak lazım
-maldonado çok iyi olacak,görürsün.
-aragonesin ekibi çok iyiymiş.güveniyorum.
-ilk maç önemli.1 puan alsak mis gibi vallahi.

Yorumlar yorumlar.Bir heyecanın olduğunun herkes farkında aslında.Kimisi o müziği tekrardan duyacağı ,kimisi galibiyetlerden sonra yabancı basındaki haberleri okuyup mutlu olacağı,kimisi de geçen sene elindeki resimler fazlalaştığı için yeni açmış olduğu "koreografiler" klasörüne resim ekleyeceği ilk zamanı bekliyor.

Ortak beklenti,geçen sene yarım kalmış olan bu gösterinin bu sene devamını izleyebilmek.Nasıldı?

"Show Must Go on !"

26 Ağustos 2008 Salı

Tesadüf


bloga giriş için girilen şifreyi unuttuk.sonra şifreyi kurtar diyip mail adresine attık şifreyi.işin garibi mail adresinin şifreyide unuttum.çünkü kullanmadığım bir adresti.günler günleri kovaladı artık umudu kesip bıraktım bu blog olayını.az önce mail şifresinin yazılı olduğu kağıdı dolabın ücra yerinden bulunca bir hareketlenme,ardından kurtarılan şifre.

evet,döndük.
döndüm yani.çoğul kişi kullandım ki fanzin ortamı yaratalım.
ama blog güzel.blog iyi.